Sn. Özcan Tıngöy
KURULUŞ ANILARI

Türk Balıkadamlar Kulübü, 1954 yılı mayısında, küçük yaşından beri denize aşık, ressam İdris Başaraner ve arkadaşı İst. Ün. Hukuk fakültesi öğrencisi Yusuf Ziya İnan tarafından kuruldu.

Yusuf Ziya İnan Kabataş Erkek Lisesinde yatılı öğretmen yardımcısı olarak kalıyordu. Aynı tarihlerde de Hürriyet gazetesinde Kaptan Cousteau'nun ilk dalış anıları gündelik olarak yayınlanıyordu.

Ben de İst. Ün. Dişhekimliği öğrencisi idim. Caddebostan'daki bir grup arkadaşlarla iddialı yüzme mukavemet yarışları yapıyorduk. Kaptan Cousteau' nun anılarından etkilenerek kulübün kuruluşuyla ilgilendim. Lise arkadaşım Sezai Yalçın Anet ile birlikte Kabataş Erkek Lisesine giderek Yusuf Ziya İnan'la tanıştık ve kulübe üye olduk. Bir müddet sonra da Günhan Altıneli bize katıldı.

Bu grup İdris Başaraner'in oturmakta olduğu Avcılar Köyü kıyısında ve Kabataş Erkek Lisesi rıhtımında 1954 yılı yazında çalışmalara başladı.

Kulübün kuruluş formaliteleri tamam değildi. Bu formaliteleri tamamlayarak idare merkezini Suadiye Cami Sokak 37 nodaki köşkümüze taşıdım ve 1954 yılı sonbaharında kulübün ilk genel kurul toplantısını yaptık. Kurucu başkan Yusuf Ziya İnan fakülteden mezun olarak yedek subay olarak askere gitmişti. Genel kurulda kulüp başkanlığına seçildim.

O kış çalışmalara palet, maske, hava borusu gibi malzemelerin imali ve kendimizi teknik bakımdan eğiterek devam ettik.

1955 yılı baharında Caddebostan Muhtarı Rahmetli Ramiz Uçuran, kullanmadığı muhtarlık binasını kulüp lokali yapmamız için bize bıraktı.

O zamanki arkadaşların büyük gayretleriyle çok harap olan binayı kendi ellerimizle temizleyip boyadık. Alt katını idare ve malzeme odası, üst katını lokal olarak hazırladık. Caddebostan muhiti de kulübe büyük alâka gösterdi, semtin o zamanlar çok az olan nüfusunun belli başlı bütün şahıslarını üye yazdık.

Sıra dalış yapacak teknik malzemeye gelmişti. O yıllarda ülkede çok büyük döviz sıkıntısı vardı, yurt dışına çıkış bile kısıtlı olduğundan dışarıdan bir şey getirtmek çok zordu.

Hurdaya ayrılmış denizaltılarımıza ait kurtulma cihazlarını mercanda bir hurdacıda bulduk ve ilk dalışlara o oksijenli kapalı devreli cihazlarla başladık. Cihazların içine konan karbondioksit temizleyicilerini bile bulmak çok zordu, bu yüzden iki kez karbondioksit zehirlenmesi geçirdim.

Daha gelişmiş apareylere ihtiyacımız vardı, kulübün üyeleri günden güne çoğalıyordu. Denizcilik bankasının hurdaya ayırdığı orta boy yangın söndürme tüplerini hibe olarak aldık. İstanbul Teknik Üniversitesinde hatır işi test ettirdik. Fakat ülkemizin o yıllardaki teknik olanakları bu işler için bugünkü düzeyde değildi.

Günhan Altıneli ile beraber deflarca Ankara'ya gidiyor ve kulübümüze Başbakanlıktan, Deniz kuvvetleri ve Hava kuvvetleri komutanlıklarından yardım imkanları arıyorduk.

O zamanın, rahmetli Adnan Menderes'ten sonraki en kuvvetli şahsı, müsteşar rahmetli Ahmet Salih Korur'a kulübümüzün fahri başkanlık şildi ve unvanını takdim ettik ve büyük alâkalarını gördük.

Bir sent dövizin bulunmadığı, ülkenin o en döviz darboğazlı yıllarında Ahmet Salih Bey'in şahsi emirleriyle kulüp adına döviz çıkarttık. Amerika ile direkt mektuplaşarak proforma fatura getirttik. Dövizi transfer ederek on adet regülatör ve valf ithal ettik.

Malzemeler gümrükten çekilip kulübe getirildiğinde yaşanan bayram sevincini bu satırlarla dile getirmek kolay değil. Bunu ancak o günleri yaşayanlar bilir. Çünkü biz ilk dalışlara maske, ve şnorkelimizi kendimiz yaparak başlamıştık. Şimdi de su ciğerlerimizi yaparak, deniz dibi dünyasının sonsuz güzelliklerinden çok daha fazla istifade edecektik.

Karaköy'de hastahanelerin merkezi oksijen sistemlerini kuran Keğam usta vardı. Hava kuvvetlerinden de hurdaya ayrılmış oksijen tüpleri aldık. Denizcilik bankasından aldıklarımızla birlikte Keğam usta onları monte etti. On adet dalış takımımız oldu. Drager firmasına bir adet numune regülatör gelmişti, onu da alarak on bir takım dalış malzemesi temin etmiş olduk.

Kulübümüz 1956 yaz sezonuna bu şekilde girmiş oldu. 1956 yılı yazından itibaren her gün eğitim dalışlarına ve bröveli eleman yetiştirilmesine başlandı. Kışın da kulüp lokalinde eğitim çalışmaları yapılıyordu.

Bu arada kulübümüze deniz kıyısında, geniş bir yer bulmak için çalışmalara başladık. O zamanki İstanbul Vali ve Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, her ay bizi karşısında görmekten bıkmıştı. En sonunda "Belediyeye ait bir arsa bulun size tahsis edeyim." Diye söz verdi. Biz de şimdiki lokalin yerinin, hazineye ait bir arsa olduğunu bulduk ve hazineden belediye üzerine geçirterek kulübümüze tahsis ettirdik.

Bu arada kulübümüz su sporlarında federe oldu. Yüzme yarışlarına katılıyor ve Metin Sütuna'nın büyük çalışmaları sayesinde iyi dereceler alıyorduk.

Deniz kuvvetleri komutanlığından, kulübümüzden bröveli balıkadamların doğrudan Deniz kuvvetleri emrinde yedek subay olmaları ve kulübün dalış tüplerinin Çubuklu Dalgıç Okulu tesislerinde doldurulabilmeleri için karar çıkarttırdık. 

1957 yılı kışında, Günhan Altıneli, yüzücü Eşfak Kaytın ve ben, ilk devre balıkadam yedek subay olarak askere gittik. 1958 yılında Çubuklu Ana Dalgıç Okulu ve kıtası komutanlığında U.S.A lı balıkadam Mr. Lawton tarafından organize edilen ilk resmi balıkadam kursundan mezun olarak dalış çalışmalarında bulunduk. Dumlupınar denizaltımız battığı zaman Çanakkale'de dalan dalgıçların arasından kurs birincisi olarak kulübümüzün adını Türk Deniz Kuvvetlerinde şerefle temsil ettim. 1960 yılından sonra sayın Hakkı Ökten'in büyük gayretleriyle ve civardı oturan üyelerimizin maddi katkılarıyla kulübümüzün bugünkü lokali inşa edildi.

Bu yazımla Türk balıkadamlar Kulübünün kuruluş yıllarına bir ışık tutmuş oldum. Bu yıllarda kulübümüzün gelişmesine büyük katkıları olup da bu yazıda isimleri geçmeyen daha pek çok arkadaş olduğunu hatırlar ve hepsine teşekkürü bir borç bilirim.


iletişim